Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Eğitim
  4. »
  5. Gezi Direnişi…”Yılgınlık Yok, Mücadeleye Devam”

Gezi Direnişi…”Yılgınlık Yok, Mücadeleye Devam”

admin admin - - 6 dk okuma süresi
2 0

Gezi Direnişi…”Yılgınlık Yok, Mücadeleye Devam”

Candemir, şu açıklamayı yaptı, “Yılgınlık yok Mücadeleye devam.

Gezi Direnişi’nin üzerinden tam 13 yıl geçti. Milyonlarca insanı eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik talebiyle alanlarda buluşturan Gezi; Türkiye tarihinin en kitlesel, en yaygın ve en görkemli halk hareketlerinden biri olarak hafızalarımızdaki canlılığını ve toplumsal mücadele açısından taşıdığı umudu korumaktadır.

Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi 13. yılında bir kez daha saygıyla anıyor; katillerinin ve bu cinayetlerin arkasındaki siyasi iradenin peşini bırakmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

Gezi Direnişi; kadınların, gençlerin, işçilerin, kamu emekçilerinin, öğrencilerin, sanatçıların, ekoloji savunucularının, farklı kimlik ve inançlardan halk kesimlerinin yan yana gelerek kurduğu büyük bir dayanışma ve direniş zeminidir. Gezi yalnızca geçmişte yaşanmış bir halk hareketi değil; bugün hâlâ toplumsal muhalefete, emek ve demokrasi mücadelesine ışık tutan güçlü bir mirastır. Gezi’nin bize bıraktığı en büyük miras ise dayanışmadır. Çünkü biliyoruz: Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!

Bugün Gezi’yi hatırlamak, sadece geçmişte yaşanmış bir halk hareketini anmak değildir. Aynı zamanda Gezi’nin yarattığı toplumsal umuttan intikam almak amacıyla yürütülen hukuksuzluklara karşı ses yükseltmektir. Siyasi iktidar, Gezi’yi yıllardır demokratik muhalefeti cezalandırmanın bahanesi haline getirmiştir. Uydurma delillerle ve siyasi intikam hırsıyla Gezi Parkı davasında verilen ağır cezalar ile sürdürülen tutukluluklar, Türkiye’de yargının bağımsızlığını büyük ölçüde yitirdiğinin en somut göstergelerinden biridir.

Daha da vahimi, bu süreçte Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararları ve tahliye hükmü içeren bağlayıcı kararlar yerel mahkemelerce açıkça tanınmamıştır. Bu durum, ülkede hukuk devletinin, anayasal düzenin ve temel hak güvencelerinin siyasi iktidarın keyfi uygulamaları karşısında nasıl aşındırıldığını bütün açıklığıyla göstermektedir.

Gezi Direnişi’ni bugün de canlı kılan temel neden, iktidarın baskıcı ve otoriter uygulamalarından rahatsız olan milyonların korku duvarını aşarak alanlara çıkmasıdır. Gezi; yaşam alanlarına, doğaya, emeğe, laikliğe, özgürlüklere ve kamusal haklara sahip çıkma iradesinin ortak bir mücadele zemininde buluşabileceğini göstermiştir.

Türkiye’de yıllardır toplumun ezilen, sömürülen, dışlanan ve yok sayılan kesimlerinin talepleri görmezden gelinmektedir. Bugün derinleşen ekonomik kriz, yoksullaşma, güvencesizlik, hukuksuzluk ve siyasal baskı ortamında Gezi’nin savunduğu talepler güncelliğini korumaktadır. Eşit, özgür, demokratik ve laik bir ülke talebi bugün her zamankinden daha yakıcıdır.

Gezi sürecinde siyasi iktidar tarafından üretilen ayrımcı, kutuplaştırıcı ve nefret yüklü dil, aradan geçen yıllar içinde daha da sistematik hale getirilmiştir. İktidar karşısında diz çökmeyen, biat etmeyen kişi, kurum, sendika, demokratik kitle örgütü ve siyasi partiler hedef haline getirilmekte; baskı, ceza, yargı sopası ve sindirme politikalarıyla toplumsal muhalefet teslim alınmak istenmektedir.

Ancak Gezi, bu ülkenin halklarına korku duvarlarının aşılabileceğini, dayanışmanın büyütülebileceğini ve milyonların yan yana geldiğinde iktidarların bütün baskı mekanizmalarına rağmen geri adım atmak zorunda kalabileceğini göstermiştir. Meydanlarda dayanışma içinde direnmenin gücünü gören Türkiye halklarının emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerindeki ısrarı bugün de sürmektedir.

Başta işçiler ve kamu emekçileri olmak üzere toplumun sömürülen, ezilen, ötekileştirilen ve haksız yere zindanlarda tutulan tüm kesimleri Gezi’nin açtığı yolda yürüdüğü sürece, mücadelenin olduğu her yerde Gezi’den bir iz mutlaka olacaktır.

Gezi Direnişi, geçmişte örülen korku duvarlarını yıkmış; “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sözüyle bizlere yürünmesi gereken yolu göstermiştir. Ülkede yaşanan tüm hukuk dışı uygulamalara, hak ihlallerine, anayasayı dahi tanımayan siyasi keyfiyete ve sindirme politikalarına karşı tek çıkar yol; emekçilerin örgütlü, kararlı ve kitlesel mücadelesidir.

İzmir Emek Demokrasi Güçleri olarak Gezi Direnişi’nin 13. yılında meydanları dolduran milyonları, Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi, Gezi davası bahanesiyle zindanlarda tutsak edilen ve iradesi gasp edilen dostlarımızı selamlıyoruz.

Gezi umuttur. Gezi direniştir. Gezi, halkların özgürlük, eşitlik ve adalet iradesidir.

                                         

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir